İCRA İLE ÇOCUK TESLİMİNİN HUKUKİ ALTYAPISI

 

 

Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez*          * Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi

 

Kanunlaşma süreci 1999 yılında başladı ve ben 1999'dan itibaren bu Kanunla ilgili komisyon çalışmalarına katılan bir üyeyim.

 

Kazım DAGDEVİREN;  Efendim ben hemen uygulama ile ilgili bir konuyu arz edeceğim. 25/b maddesinin icra İflâs yasasının, bu uygulanan bir madde şimdi. Bakın maddeler başlangıçta hemen icra müdürüyle birlikte. İcra müdürü çok meşgul, işi yoğun olan bir insandır. Gitmesi mümkün değil. Bu bir yana. İkinci bir konuya gelelim. Biz yoksul ülkenin insanlarıyız. İnsanlarımızın çoğu açlık sınırında yaşıyor. Çocuk tesliminde yolluk, memur yolluğu artı taksi, şimdi bir de eğitimci veyahut onun yanında sosyal hizmet uzmanı gibi kişilerin ücreti çıktı. Şimdi sosyal hizmet uzmanı kapımızı aşındırıyor, ben ne kadar ücret alacağım? Bu benim yaşadığım bir olay. Anne geliyor baba geliyor ben bunu nasıl ödeyeceğim? Ve gerçekten boynu bükük anneler gördüm, ağlayan anneler gördüm, ağlayan babalar gördüm. En azından madde çıkarılırken taraflara paylaştırılması ilkesi getirilebilirdi. Veya sosyal hukuk devletiyiz. Sosyal hukuk devleti buna başka bir çözüm getirmeliydi. Bu getirilmediği gibi insanlarımıza gerçekten bir külfet getirilmiştir ve bu maddeyle anne ve babalar cezalandırılmıştır benim görüşüme göre. Çünkü çocuklarını göremeden giden insanlar vardır. Acaba sayın hocam bu madde düzenlenirken, başka bir amaçla mı düzenlendi, gerçekten böyle bir sonuç doğuracağı öngörülmedi, insanlarımızın anne ve babaların bu sıkıntılı bu acılı durumlara düşürülecekleri öngörülmedi mi? Bunlara bir izahat verirlerse, teşekkür ediyorum.

Bir kendinizi tanıtır mısınız?

Efendim ben, Ankara hâkimi. İcra hâkimi, Kazım DAGDEVİREN.

 

Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez ; Sayın DAĞDEVİREN mi, DAĞDELEN. Yanlış anlamış olabilirim. DAĞDEVİREN'in söyledikleri, bir kelimesi beni özellikle ilgilendiriyor. 25a maddesindeki değişiklik nedeniyle anne babalar cezalandırılıyor dedi. Cezalandırılacak dedi. Ama şunu da söyleyeyim; şimdiye kadar da hep çocuklar cezalandırıldı. Çocuk psikolojisi konusunda hiçbir bilgi sahibi olmayan icra memuru ve polis tarafından çocuklar bir eşya gibi zorla bağıra çağıra alındı ve teslim edildi. Çoğu kez çocuğa hoyratça davramlan, sanki bir gardırop, sanki bir televizyon zorla almıyormuş gibi, bunu alıp vermekten başka bir meziyeti olmayan, bir bilgisi olmayan, bir uzmanlığı olmayan kişilerin eline çocukları bırakıyoruz. Çocuklar da bizim geleceğimiz. Bir başka husus; biz Çocuk Haklan ile ilgili sözleşmelere imza atarak iç hukuk haline getirmişiz. Bu sözleşmelere uymak zorundayız. Bugün çocuk tesliminde mutlaka bir uzmanın olması gerekir. Ama ödeyemeyecek kişiler adli yardımdan mı yararlanır, buna başka bir çözüm mü buluruz, bilemiyorum.

 

KAYNAK : http://www.tbb.org.tr/turkce/konferans/abant/Hakan%20Pekcan%C4%B1tez.doc

 

Facebook beğen
 
Reklam
 
İLETİŞİM İÇİN
 
Aileyi Koruma Yaşatma Platformu

İLGİLİ SİTELER
 
http://koruyucuaile.org.tr

http://www.hayditutelimi.org/

http://www.bosanmisbabalar.com/

http://www.bosanmisanneler.org.tr/

http://www.as-der.org.tr/

http://www.cocukaile.net/

www.ortakvelayet.com
www.basbakanamektup.com
www.basbakanasikayet.com

facebook boşanmış babalar grubu
destek@ortakvelayet.com

ŞAHİN İLE AKBABA
 
Şahin gökyüzünde uçuyor, av arıyordu.

Akbaba ile karşılaştı ve ona “senin gözlerinin çok keskin olduğunu duydum” dedi. “Çok yükseklerden, yerlerdeki küçük bir serçeyi bile görebiliyormuşsun.”

Akbaba Şahine “evet” dedi. “Hatta daha küçük olanları bile görebilirim.”

Şahin “bunu nasıl yaptığını bana da göster, inanmak zor geliyor” dedi.

Bir müddet Şahinle Akbaba beraberce uçtular ve sonunda Akbaba çok yükseklerden Şahinin çok zor görebildiği bir ağacın dibinde yatmakta olan bir serçe kuşunu gösterdi. Birlikte hedefe doğru alçalmaya başladılar. Hedefe iyice yaklaşıldığı zaman, Akbaba büyük bir hızla ve hırsla kuşun üzerene saldırdı. Kuş gerçekte ölüydü. Akbaba kuşun üzerine çöktüğü anda büyük bir kapan Akbabanın üzerine düştü. Akbaba Şahine şaşkınlık ve çaresizlikle bakarken, Şahin “Bak dostum” dedi.

“Küçük hedefleri görebilmek marifet değildir. Bunların etrafındaki tuzakları görebilmek daha önemlidir. Ben de bu tuzağı görmüştüm”


Mevlana

 
Toplam bu güne kadar 70755 ziyaretçi (103660 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=